Haberler

Türk Sinemasında Yeşilçam


Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nigar Pösteki bugün (02.01.2020) , “Türk Sineması’nda Yeşilçam” konusuna ilişkin konuşmak üzere Gizem Uçar ve Buse Karakulak'ın sunduğu Güne Bakış programına konuk oldu.

“Yeşilçam, Değerini Seyircisinden Gördü”

İletişim Fakültesi Dekanı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nigar Pösteki , Yeşilçam sineması hakkında açıklamalarda bulundu: “Yeşilçam, Türk Sineması’nın adı ama aynı zamanda çok uzun bir dönemin de nostaljik bir hatırasıdır. Yeşilçam, üretim şekilleri, oyuncuları, yönetmenleri, seyircisi ile bambaşka bir sinemadır. Aşkları, güzellikleri, ailecek gidilen açık hava sinemaları ile hepimizin hatıralarında da yer etmiştir. Beyoğlu’nda bulunan sokaktan adını alan Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan şey, tek kelime ile seyircisidir. Seyirci, Yeşilçam’a gerçekten sahip çıkmıştır. Yeşilçam’ın devlet desteğini alamadığı dönemde seyircisi her zaman Yeşilçam’ın yanında olmuştur. Anlayacağınız, Yeşilçam hak ettiği değeri seyircisinden görmüştür. Eğer devletten de değer görebilseydi 60’lı 70’li yıllarda yetişen yönetmenlerimizin bıraktığı eserlerin devamlılığı sağlanırdı. Mesela Türk Sineması’nın çok önemli iki tane yönetmeni Metin Erksan ve Ömer Lütfi Akad 1980’den sonra film çevirmeyi bırakmışlardır. Bunun ülkemiz adına da dünya adına da çok büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; Türk Sineması sadece Türkan Şoray’ın gözleri, Edis Hun’un denizci üniforması değil. Türk Sineması bundan çok daha fazlasıdır.” ifadelerini kullandı.

“Eskiler Her Zaman Değerli Kalacaklar”

Kendisine ait olan “Yeşilçam’dan Bir Portre: Ayhan Işık” ve “Fikret Hakan: Eskimeyen Yeşilçamlı” kitapları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Pösteki, “Ben küçüklüğümden itibaren Türk Sineması’nı çok seven birisiydim. Sinema ile ilgilenmeye başladığım zamanlarda Türk Sineması oyuncularının hor görüldüğünü hissettim. Bana göre Türk Sineması oyuncuları sadece işin magazin kısmıyla değil, yaşamları, kariyerleri, Türk ve Dünya Sineması’na katkılarıyla bilinmeli. Mesela, Türk Sineması’nın Taçsız Kral’ı Ayhan Işık’tır. O saçları, ince bıyıkları, beyaz gömleği ve kuralları Ayhan Işık’ı Ayhan Işık yapan şeylerdir ve 1979 yılına kadar ki süreçte Türk Sineması’nın yıldız oyuncusudur. Böyle bir oyuncunun yeni nesil tarafından bilinmemesi sadece fotoğraflarından veya nostaljik bir kafe figürü olarak tanınması hoş bir şey değildi bana göre. Fikret Hakan’ı ele aldığım kitabımda da yine aynı düşünce ile hareket ettim. Şimdi başka oyuncular üzerine de çalışmalar yapıyorum. Benim için eskiler her zaman değerli kalacaklar, hiçbir zaman da ölmeyecekler.” dedi.



“Yeşilçam Hiç Ölmesin“

İletişim Fakültesi Dekanı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nigar Pösteki, “Sinemaseverlere özellikle şunu söylemek istiyorum Türk filmini sinema salonlarında izlesinler, seçerek izlesinler. Her filme prim vermesinler. Çünkü bu tarz filmler izlendikçe üretilecekler ve Türk Sineması’nın değerini azaltacaklar. Bu yüzden kaliteli yönetmenlerin, kaliteli oyuncuların filmlerini tercih etmelerini rica ediyorum. Film sadece oyuncudan ibaret değildir. İyi bir konusu, başarılı bir yönetmeni olması gerekir. Bu nedenle bir filmi izlemeden önce filmin konusu, oyuncusu, yönetmeni göz önünde bulundurulsun ki Türk Sineması kaliteli bir biçimde yaşasın. Yeşilçam hiç ölmesin.“ diyerek sözlerini sonlandırdı.


Haber: Buse Karakulak (Radyo K.İ.)


Demo Settings
Header Colors
Navigation Colors
Footer Colors